DÜNYANIN EN ESKİ 7 TARİHİ ESER’İ

tarafından
105
DÜNYANIN EN ESKİ 7 TARİHİ ESER’İ

İnsanlık , tarihi boyunca her zaman geleceğe bir şeyler bırakmak için çalışmıştır. Geçmiş ile aramızda köprü olan tarihi eserlerimizi inceleyerek atalarımızın yaşamları , kültürleri , aile yapıları yada sanatla ilişkileri   hakkında fikir sahibi olabiliyoruz. Geçmişten günümüze kadar sağlam gelebilmiş 7 yapıyı sizler için derledim. Gelin hep beraber bu tarihi eserlerin kısa hikayelerini ve nerede olduklarına bakalım.

1) KOLEZYUM

2000 yaşındaki bu yapı adını Flavius Hanedanlığının ilk krallarından olan  İmparator Vespasian tarafından M.S. 72 yılında yapılmaya başlanmıştır. İtalya’nın başkenti Roma’da bulunan arenanın inşaası tam 8 yılda tamamlanmış olup  dünyanın en eski tarihi ve turistik yapıların başında yer alıyor. Kolezyum, aslında bir arena olmasına rağmen ‘Flavius Amfi Tiyatrosu’ da denir. Kolezyum , adını İmparator Neron’un ‘Colossus’ adlı 30 metrelik heykelinden almıştır. Kolezyum Arena’nın dış tarafının Rönesans Dönemin de saray, köprü, kilise yapımında kullanılmış olmasından dolayı tahrip edilmiştir.

2) WEST KENNET LONG BARROW

M.Ö. 3650 yılında yapılan bu uzun mezar antik mısır kurulmadan 600 yıl önce inşa edilmiştir. İngiltere’nin Wiltshire kentinde topraktan ve büyük  megalitlerden yerleştirilen taş sütunlar İngiltere de ki bir diğer tarihi eser Stonehenge den daha eskidir. Yapılan kazılarda kadın, erkek , çocuk ve hayvan kalıntılarının bulunmasından ötürü mezar olduğu düşünülmektedir. 

3) SANCHİ STUPA

Budizm’in öncüsü Lord Buda’nın kutsal emanetlerini korumak için M.Ö. 3. yüzyılda Kral Ashoka tarafından inşa ettirilmiştir. Buranın sahibi olan tüm krallığın sahibi olur düşüncesiyle uğruna savaşlar yapılmıştır.  16 m yüksekliğinde ve 37 m çapında kubbeye benzer bir görünüme sahip dünyanın en eski taş yapısıdır. Adını  Hindistan’ın Bhopal şehrinin Sanchi kasabasında olmasından dolayı almıştır. (Stupa : Budist mimamirisin de Buda öldükten sonra kutsal emanet sayılan diş,kül yada kişisel eşyalarının korunduğu yer )

.

4) GGANTİJA TAPINAKLARI

Malta Adasında bulunan eser M.Ö. 3600 ile M.Ö. 700 yılları arasında üç farklı zamanda yapılmıştır. Yaklaşık 5500 yıl önce Neolitik Çağ’da insan eliyle yapılan en eski ibadet alanlarıdır. Megalitlerden yapılan tapınakların uzunluğu 5 m olup ağırlıkları 50 tona yaklaştığından ada halkı tarafından devlerin yapıldığı rivayet edilir. Tapınakların ismi malta dilinde dev anlamına gelen ‘ggant’ kelimesinden türemiştir. Tekerleklerin henüz keşfedilmediği dönemde yapılan  tapınağın megalitlerinin altına taşlar koyarak oraya getirildiği düşünülüyor.  Kazı alanlarında el sürülmemiş iskeletlerin , kafatası ve gövdesi farklı yerde olan insan ve hayvan kalıntılarının bulunmasından dolayı mezar olarak da adlandırılmıştır.

5) MAİSON CARREE

Fransa’nın Nimes şehrinde yer alan Maison Carrée günümüze kadar gelmeyi başaran en sağlam antik tapınaktır. Türkçe’de ‘kare ev’ anlamına gelen tapınak , genç yaşta ölen Gaius Julis Ceasar ve Luicus Ceasar anısına Roma İmparatorluğunun kurucusu Augustus tarafından M.Ö. 19-16 yılları arasında yaptırılmıştır. Bu kadar özenli korunmasının nedeni 4. yüzyılda Roma devlet dininin Hristiyanlık olmasından dolayı Hristiyan kilisesi olarak kullanılmasından kaynaklanmaktadır.

6) BÜYÜK KİROS’UN MEZARI

Ahameniş Hanedanın kurucu hükümdarı Büyük Kiros’un mezarıdır.  İran’ın Persepolis şehrine 78 km uzaklıktadır. Killi toprak ve beyaz renkli büyük kireç taşlarından yapılmıştır. Kiros’un Mezarı ,  İslam dünyasında Hz. Süleyman’ın annesinin mezarı olduğu düşünüldüğünden günümüze bu kadar sağlam gelebilmiştir.

7) GÖBEKLİTEPE

Urfa’nın Örencik köyü yakınlarında 1994 yılından sonra yapılan kazı çalışmaları sırasında keşfedilmiştir . Bizleri 12.000 yıl öncesine götürüp o zamanın yaşantısı hakkında çok önemli bilgiler veren antik kalıntı , insanların avcı-toplayıcı olarak yaşadığı dönemde böylesine harika mimarlık gerektiren yaşam alanının olmasından dolayı arkeolojik tarihinin en önemli keşiflerinden biri olma özelliği taşıyor. Henüz toplumların yerleşik hayata geçmeden önceki dönemde böyle labirentli yapılara pek rastlanmadı. Bu açıdan göbeklitepe bize tarihle ilgili bilgilerimizi yeniden sorgulatabiliyor. Sütunlarda hayvan ve bitki türlerinin kabartma figürleri vardır. Mısın Piramitlerinden yaklaşık 7500 yıl önce yapıldığı tahmin ediliyor.