Otizm Nedir ? Belirtileri Nelerdir ?

tarafından
86
Otizm Nedir ? Belirtileri Nelerdir ?

Dünyada her ne kadar bilimsel ve teknolojik ilerlemeyi sağlasak da otizm gibi nörolojik davranış ve gelişim bozukluğu olarak tanımlanacak rahatsızlıkları nedeni bilmiyoruz. Bu yüzden daha çok gelişmeye ve tüm rahatsızlıklarda olduğu gibi erken teşhis mekanizmalarını bir an evvel harekete geçirmeye çalışmaktan başka çaremiz yok. Otizm iletişim ve sosyal etkileşim sorunları, kısıtlı ilgi ve tekrarlayan davranışların ortaya çıkmasıyla görülen ve kişiye ömür boyu etkileyen bir gelişim bozukluğu olarak tanımlanır. İnsan yaşamın ilk 3 yılında ortaya çıkması kimi aileler için zorlayıcı 1 süreçtir. Çünkü otizmli 1 bebek zaten az önce saydığımız kısıtlı iletişimiyle siz de bunu göstermektedir ve bunun teşhisi ise bu yaşlardaki çocuklar için oldukça zordur. Bunu anlamanıza yardımcı olacak bilgilendirici ve eğitici linkleri açıklama kısmında bulacaksınız.

Otizmin nedenini dediğimiz gibi bilmiyoruz. Fakat bildiğimiz bir şey var, o da kalıtsal kökenli olduğu, çoklu gen değişimi etkilerinden ve mutasyonlardan kaynaklı olduğu konusunda çeşitli fikirler vardır. Kimi görüşlerde ise bizlere küçük yaşlarda yapılan aşıların buna olanak verdiği varsayılır. Fakat bunun ne bilimsel ne sözel mantıklı bşr açıklamasını rastlamadığımız için açıklamaya gerek bile görmüyoruz. Erkeklerde kızlara göre 4 kata yakın daha sıklıkla görülen bu rahatsızlık seksenlerden itibaren tüm dünyada nüfus patlamasına paralel artış göstermiştir. Bunun ana nedenini yazımızın başında da belirttiğimiz gibi hem tıbbi olarak teşhis ve tedavi konusundaki eksiklikler, hem de ebeveynlerin erken teşhis konusundaki bilgisiz ve çaresizdir. Otizm beynin birçok kısmını etkiler ama bu etkinin nasıl geliştiği çok iyi anlaşılamamıştır. Ebeveynler genellikle çocuklarının yaşamının ilk 2 yılında belirtileri fark eder. Erken davranışsal ya da kavramsal müdahaleler çocukların kendine bakabilme yetisi ile sosyal ve iletişimsel yetiler kazanmasına yardımcı olabilir.

Otizm tanılı çocukların çok azı erişkin olduktan sonra bağımsız yaşamakta. Bunlardan bir kısmı bunda başarılı olabilmektedir. Gelin otizmin belirtilerine biraz daha detaylı bakalım öncelikle otizmli çocuklar sizin ne dediğinizi duyuyor ve umursamıyor gibi davranırlar. Bazı sözleri tekrar tekrar alakasız bir biçimde yinelemekten kaçınmazlar. Başkalarıyla göz teması kuramaması, adıyla seslenildiği zaman bakmaması, oyuncaklarla oynaması gereken yaşlarda onlara ilgi duymaması parmağıyla bir şeyleri gösterip tarif edememesi, yaşıtlarıyla oynadığı oyunlara ilgisiz kalması ve iletişim eksikliği nedeniyle yaşanabilecek ani sinir durumu, konuşmasında bozukluk ve akıcı olmaması, eşyalara takıntı seviyesinde özen göstermesi, döndürme, sıraya dizme ve bazı obsesif durumların yaşanması rutininden çıktığı zaman aşırı tepkiler ve kucaklamak isteyenlere tepki verip ona yönelmesi gibi olgular.

Kesinlikle kişiler ve ailesi tarafından takip edilmelidir. Sizler otizmli olmayan kişilerle anlaşmakta güçlük çekip sinirlenebilirsiniz. Kendinizi birde otizmli bir bireyin yerine koyun. Bu sizin elinizde olmayan bir tercih ve az önce saydığımız tüm her şeyi yaşayıp birde insanlar tarafından dışlandığınızı hayal edin. Otizmli bireyin ailesinin ve arkadaşlarının durumunu gelin bu yazıyla birlikte düşünelim. Öncelikle bir konunun altını çizmeyi gerekli görüyoruz. Otizmli bir çocuğa sahip olan ebeveynler için zor olan bir başka durumsa kabullenme zamanıdır. Maalesef bu rahatsızlığı tamamen iyileştirmek gibi bir bilgi ve birikime sahip değiliz. Fakat kişinin hayatını kendi kendini idame ettirmesi için yapılacak olan tedavi süreci oldukça yıpratıcı olabilir. Kişileri psikolojik olarak çok zorlayacak olan bu süreçte erken teşhis ve tedavi çok önemlidir. Otizm nedir? Sorusunun sıklıkla rastlanan yanlış cevabı bir hastalık olmasıdır. Otizm bir hastalık değil, bir rahatsızlıktır. Rahatsızlığı kabullenme sürecinde ve otizmle ilgili tedavide sosyal destek faktörü önemlidir. Uzmanlardan alınan destek yanında sorunla başa çıkmanın yollarını gösteren sosyal destek faktörü, hem ebeveynlerin hem de otizmli çocukların bulundukları duruma uyum sağlamalarını kolaylaştırmaktadır. Sosyal ve aile ilişkilerinin tamamen değiştiği bir durum olan otizmli bir çocuğa sahip olmak. Ailelerin zaman zaman duygusal, maddi ve psikolojik anlamda sıkıntılar yaşamasına sebep olur. Tamamen ebeveynlerine bağımlı olan otizmli çocuklar için ebeveynlerin gelecek kaygısı yoğundur. Bu aşamada sosyal destek faktörü ebeveynlerin yaşamlarını otizmli çocuklarıyla birlikte sağlıklı sürdürmelerinde önemli bir destektir. Ayrıca ebeveynlerin yakın çevrelerini otizmin ne olduğu konusunda bilgilendirmeleri de toplumun bu konuda bilinçlenmesi için önemlidir. Gelelim bilimsel olarak otizmi daha yakından tanımaya. Otizmli erkek ve kız çocukları arasında yaygınlığına bakıldığı zaman erkek çocuklarda kız çocuklarından 4 kat fazla ortaya çıktığını söylemiştik. Ayrıca otizmli kız çocuklarının otizmli erkek çocuklara göre daha fazla dil ve bilişsel problemleri olduğu da gözlenmektedir. Otizmi olan birey sahip ailenin ikinci çocuklarında otizm görülme riski yüzde 4 le 10 arasında değişiklik gösterir. Beynin gelişimsel bozukluklarına gelince erkekler ve kadınlar eşit şekilde yaratmazlar. 10 yıllar boyunca yapılan araştırmalar, erkeklerin otistik spektrum bozukluğu gibi nörogelişimsel bozuklukların kadınlardan daha fazla risk altında olduğunu göstermiştir. Erkek çocuklar otistik açıdan kızlara oranla 5 kat daha fazla olasılık göstermektedir. Bu eşitsizliğin nedeni üzerine hala araştırmalar yapılmaktadır. Kadınların zararlı genetik mutasyonlar için çok daha yüksek seviyede toleransa sahip olmaları sebebiyle erkeklere kıyasla otizm belirtileri gösterme oranları çok daha düşüktür. Aynı genetik mutasyonlara sahip birçok çocuk OSB semptomları gösterebilir. Bir kadın hiçbir semptom göstermeyebilir. Fakat kadın mutasyon eşiği daha yüksek olduğu için kızlara osb teşhisi konulduğunda spektrumun sonunda daha şiddetli düşme eğilimi gösterebilirler. Son yıllarda yapılan araştırmalarda osb erkeklerin yaklaşık yüzde birinin x kromozomunda gen ile ilgili mutasyona uğradığı bulundu. Erkekler x kromozomunu annelerinden y kromozomunda babalarından devraldılar. Bir çocuğun x kromozomunda ch 1 geni veya yakınlardaki diğer dna dizileri eksikse ASD veya zihinsel gelişim riski yüksek olur. Kızlarda ise bir ped bir gen eksik olsa bile doğaları gereği her zaman ikinci bir x kromozomu taşıyarak o sebepten korunurlar. Ancak bu durum ilerleyen hayatlarında hamilelik dönemlerinde ya da çocuklarında otizm olarak ortaya çıkabilir.

Otizm spektrum bozukluğu, nörolojik bozukluk derecesinde çeşitlilik arz etmektedir. Ancak sıklıkla başkalarıyla iletişim kurma alışılmadık. Davranış kalıpları ve zihinsel özürlülük sorunları içerir. Ped 1 mutasyonu osb erkeklerin yüzde 1’inde gerçekleşirken, binlerce sağlıklı erkek kontrolünde aslında mevcut değildir ve aynı mutasyon taşıyan erkeğin kız kardeşi semptomlarından etkilenmemiş olabilir. Ayrıca eş merkezli araştırmacı john vincent, depresyonlar ve diğer mutasyonların. Sadece erkek çocuklardaki hastalıklarla ilişkili göründüğüne dair bir açıklama yaptı. Genetik uzmanları 16000 kişinin nörogelişimsel bozukluklara sahip dna örneklerini analiz ettiler ve ortalama olarak asd tanısı alan kişilerin bozukluk tanısı konmuş erkeklerden 1 ila 3 kat daha fazla zararlı genetik değişikliğe uğradığını tespit ettiler. Bulgular, erkek beyninin gelişmesiyle daha küçük ve daha ince genetik değişikliklerin otizm spektrum bozukluklarının tetikleyebileceği ortaya koyuyor. Kadın beyinlerde semptomlar görülmeden önce mutasyonların daha fazla sayıda olduğunu ve bu nedenle semptomların daha da kötü olma eğiliminde olduğunu da ispat ettiler.

İsviçre’de lozan üniversitesi hastanesi’nden sebastiyan jack mont tedavi açısından bir uygulama olmadığını açıklasa da ailelerde bulunan kalıtım dinamiklerinin analizinin otizmi anlamak açısından son derece yardımcı olduğunu da belirtti. Ayrıca japonlar ailesinde otizmli birey olan 800 aileye inceledi ve çocukların otizm ile bağlantılı gen mutasyonları annelerinden daha fazla devraldıklarını keşfetti. Bilimsel açıdan baktığımızda insanın evrimsel sürecinde otizm gibi bozukluklara her zaman rastlanmaktadır. Her ne kadar bunları tetikleyen atalarımız olsa da biz bile bu teknoloji ve bilimsel çağda bunların çözümünü bulamıyor sak onların bilgisizlikle istemeden veya isteyerek yaptıkları maalesef bizlere kadar ulaşan bazı genetik sıkıntılara sebep olmuştur. Elbette zamanla bunu düzelteceğiz. Fakat bu yazıyı daha çok farkındalık yaratmak için yapmak istedik. Otizmli insanlardan uzak durmak, onları dışlamanın ne kadar hatalı olduğunu onların da bizim sosyal hayatımızın bir parçası olduğunu fark etmenizi istedik. Otizmli insanları anormal kendinizi normal olarak görüyorsanız büyük bir hata ve yanlış içindesiniz. Bunu düzeltmenin yolu sadece otizimlileri değil. Bütün insanlara nasıl yaklaşmanız gerektiğinin farkında olmaktır. Kimsenin elinde olmayan sıkıntıları yüzünden dışlanmadığı bir dünya dileğiyle bilimle kalın.