Nasrettin Hoca Kimdir ? Nasrettin Hoca Nerelidir ?

tarafından
78
Nasrettin Hoca Kimdir ? Nasrettin Hoca Nerelidir ?

Nasrettin Hoca, 1208 yılında Eskişehir’ in Sivrihisar ilçesine bağlı adı daha sonradan Nasrettin Hoca beldesi olarak değiştirilen Hortu köyünde doğdu. Babası Abdullah Efendi, annesi ise Sıdık Hanım’dır. Nasrettin Hoca ilk bilgilerini din görevlisi olan babasından öğrendi.

Daha sonra Sivrihisar ve Konya medreselerinde öğrenim gördü. Kendi köyünde ve Sivrihisar’da imamlık ve vaizlik yaptı bilgisini artırmak amacıyla. Daha sonra Akşehir’ e gitti. Burada Seyyid Mahmut Hayrani, Seyit Hacı İbrahim Veli gibi devrinin tanınmış bilgin ve arif kişilerinden dersler aldı. Öğrenimini bitirdikten sonra Akşehir’e yerleşti. Asıl görevi hocalık olmasına rağmen katiplik, müderrislik, kadılık mahkemelerde bilirkişilik yaptı. Kimi zaman geçimini çiftçilikle, bahçıvanlıkla pazarcılıkla kazandı. Durumun böyle olmasında hocanın bir halk adamı olarak yaşamak istemesinin yanı sıra devrin ekonomik şartlarının da etkisi vardır. Nasrettin Hoca, 1284’ te 76 yaşındayken Akşehir de vefat etti ve Akşehir’in en eski Selçuklu mezarlığına defnedildi.

Hocanın belirgin kişilik özelliği bir mizah adamı oluşudur. Güldürebilmek önce düşünmeyi gerektirir. Hocanın asıl yapmak istediği de budur. Yani güldürerek düşündürmek o toplumuna karşı görevini nüktedan, hazırcevap ve keskin zekayı gerektiren sözleriyle yerine getirmiştir. Meseleler karşısında sırf kitabi bilgilerin kurallarıyla hareket etmez, aklını da kullanarak çözümler bulur. Medresede ders alıp vermekle yetinmemiş, her zaman hayatın ve olayların içinde olmuştur. Toplumsal yapıyı çok iyi tanır ve gözlemler hoca çevresinde herkesin sevdiği akıl aldığı bir insandır. Toplumsal çarpıklıkları eleştirerek doğru olanın adresini gösterir. Fakat bunu yaparken çok hoşgörülü davranır, asla yıkıcı olmaz. Nasrettin Hoca sıkıntı döneminin insanıdır. Bu dönemin şartları içerisinde insanların olumsuzlukları, neşe ile mizahla açmalarını sağlayan biridir. Bütün sıkıntılarına rağmen hayatı kıymetinin bilinmesi gereken 1 zaman süreci olarak görmüş. Her zorluğun kolay bir yanı olabileceğini göstermiştir. Hoca devlete yasalara, toplum kurallarına bağlı ve saygılıdır. Ama bu tutumu onu devlet adamlarının, bürokratların eleştirisinden vazgeçilmez onlarda gördüğü yanlışlıkları hicve eder. Fakat bunu çok zarif bir biçimde yaptığı için hem kendisine bir zarar gelmez hem de sözü muhatabın nezdinde ciddiye alınır. O her kesimdeki insanın düşüncelerini, çelişkilerini, eleştirilerini dile getirmiştir. Fakat bunları öylesine zekice yapmıştır ki, kimse onun bu eleştirilerinden gocunmam işte fıkraları sadece Türk insanının değil, bütün dünya insanlarının ortak özellikleri ile ilgilidir. Toplum sorunlarının ustaca çözümünü fıkralarda bulur.

Nasrettin Hocamız sadece yaşadığı toprakların değil bütün bir dünyanın hocasıdır. Hocanın fıkraları ilk kez 1837 yılında İstanbul’da Letâif adıyla basılmıştır, ilk resimli Nasrettin Hoca kitabı ise 1869 yılında yayımlanmıştır. 1996 da Unesco‘nun bu yılı Nasrettin Hoca yılı ilan etmesiyle dünyada daha çok yaygınlık kazanmıştır.